Mücevher ihracatında kayıp sürüyor, mayıstan beri toparlanma var
Erdal OĞUZ | KuyumcumİSTANBUL / TÜRKİYE Mücevher İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Fatih Kemahlı, sektörün 2026’ya savaş, altın kotası ve sert hammadde fiyat hareketlerinin baskısıyla başladığını, ihracatta ciddi kayıp yaşanmasına rağmen mayıstan itibaren toparlanma gördüklerini söyledi.IJS Istanbul Jewelry Show’da Fuar Dergisi’ne konuşan Kemahlı, kurumsal ihracat müşterilerinin fiyat oynaklığı nedeniyle bekle-gör politikasına geçtiğini belirtti. Sektörün hedefi, kaybedilen pazarları geri kazanmak ve üretimde inovasyon ile rekabet gücünü yeniden güçlendirmek. 2026’ya derin bir baskıyla girildiFatih Kemahlı, yılın ilk döneminde Körfez’deki savaşın, altın kotasının ve hammadde fiyatlarındaki sert hareketlerin ihracat üzerinde aynı anda baskı yarattığını söyledi. Bu koşulların bazı dış pazarlarda kayıplara yol açtığını ve firmaların sipariş planlamasını zorlaştırdığını ifade etti.Kemahlı, 2025’te ihracat rekorları kıran sektörün 2026’da en büyük kan kaybını yaşayan sektörlerden biri olduğunu savundu. Buna rağmen mayıs ayından bu yana toparlanmanın başladığını, yılın son bölümünde kaybın bir kısmının telafi edilebileceğini öngördüğünü aktardı. Kurumsal alıcılar fiyat oynaklığında beklemeyi seçtiHaberde öne çıkan bir diğer unsur, kurumsal dış müşterilerin davranışı oldu. Altın fiyatının hızlı yükselip geri çekilmesi, alıcıların maliyetin hangi seviyede dengeleneceğini görmek için siparişleri ertelemesine neden oldu.Bu durum üreticiyi iki yönden etkiliyor: Yeni siparişin zamanlaması belirsizleşirken stok için alınan hammaddenin maliyet riski büyüyor. Fiyatlama süresi uzadıkça verilen tekliflerin geçerlilik süresi de kısalıyor. İnovasyon ve hammadde erişimi aynı denklemdeKemahlı, Türk mücevher sektörünün hammaddeye bilgi, teknoloji ve işçilik ekleyerek yüksek katma değer oluşturduğunu; önümüzdeki dönemde tasarım, teknoloji ve inovasyona daha fazla odaklanılması gerektiğini söyledi.Ancak üretim tarafındaki yaratıcılığın sürdürülebilmesi için hammaddeye erişim sorununun azaltılması gerektiğini vurguladı. Böylece ihracat stratejisinin yalnız satış hacmine değil, daha yüksek katma değerli ürünlere dayanması hedefleniyor.Kuyumcum AnaliziBu haberin önemli tarafı “ihracat düştü” cümlesinden çok, düşüş mekanizmasını tarif etmesi. Türk mücevher firması dış pazarda işçilik, tasarım ve teslim süresiyle rekabet ediyor; ancak altının iç maliyeti rakip ülkelerden koparsa bu avantajlar yetersiz kalabiliyor. Fiyat oynaklığı da kurumsal alıcıyı beklemeye ittiğinde sorun yalnız marj değil sipariş ritmi haline geliyor.Mayıstan beri görüldüğü söylenen toparlanmanın kalıcı olup olmadığını anlamak için önümüzdeki aylarda ürün grubu bazında ihracat verisine bakmak gerekiyor. Özellikle işlenmiş altın mücevher ihracatının payı, sektörün gerçekten katma değerli üretimle mi toparlandığını yoksa toplam rakamın başka kalemlerle mi iyileştiğini gösterecek.