Mücevher ihracatında ekimde sert sıçrama: 1,5 milyar dolar
Erdal OĞUZ | KuyumcumİSTANBUL / TÜRKİYE Türkiye’nin mücevher ihracatı ekimde 1 milyar 512 milyon dolara yükselerek yıllık bazda %203,3 arttı; sektör, oran olarak ihracatını en hızlı artıran alan oldu.Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerini aktaran Anadolu Ajansı’na göre ekim ayında sanayi grupları içinde otomotiv toplam değer bakımından ilk sırada kalırken, en dikkat çekici oransal sıçrama mücevher sektöründe görüldü. Aynı ay Türkiye’nin toplam mal ihracatı %15,4 artışla yaklaşık 26 milyar dolara ulaşarak ekim ayları için rekor kırdı. Bu nedenle mücevherdeki artış yalnız sektör içi bir hareket değil, güçlü geçen genel ihracat ayının da belirgin bileşenlerinden biri olarak öne çıktı. Yedi aylık zayıflığın ardından gelen sert dönüşEylül verisini daha anlamlı kılan nokta, yılın ilk bölümünde kıymetli maden ve mücevherat grubunda görülen kayıpla yan yana okunduğunda ortaya çıkıyor. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın temmuz verilerini açıkladığı toplantıda, ocak-temmuz döneminde işlenmemiş ve işlenmiş altın, gümüş ve mücevheratta ihracatın toplamda yaklaşık 1,2 milyar dolar azaldığı belirtilmişti. Bakanlık bu düşüşte özellikle Birleşik Arap Emirlikleri ve Irak pazarlarındaki zayıflığa işaret etmişti. Ekimdeki 1,512 milyar dolarlık sonuç, aynı sınıflandırmayla birebir karşılaştırılmasa da sektör tarafında yılın önceki dönemindeki baskının ardından güçlü bir geri dönüş sinyali oluşturuyor.Bu sıçramanın kalıcı bir trend sayılabilmesi için tek ayın rakamı yeterli değil. Mücevher ihracatında yüksek değerli tekil sevkiyatlar, altın fiyatındaki değişim ve ürün bileşimi aylık tutarı hızlı biçimde oynatabiliyor. Dolayısıyla önümüzdeki iki-üç ayda hem dolar bazındaki ihracatın hem de ana pazar dağılımının izlenmesi gerekiyor. Özellikle BAE, ABD, Irak ve Avrupa pazarlarının payındaki değişim, eylül artışının ne kadarının pazar genişlemesinden ne kadarının değer artışından kaynaklandığını anlamak için kritik olacak. İstanbul’un ihracat ağırlığı sektör için önemliTicaret Bakanlığı’nın faaliyet ili bazındaki ekim verilerinde İstanbul 5 milyar 736 milyon dolarla ülkenin en fazla ihracat yapan ili oldu ve geçen yılın aynı ayına göre 1 milyar 231 milyon dolarlık artış kaydetti. Mücevher üretiminin ve ticaretinin İstanbul’da yoğunlaşması nedeniyle bu tablo sektörün lojistik, rafineri, toptan ticaret ve ihracat ekosistemi açısından da önem taşıyor. Kuyumcukent, Kapalıçarşı ve çevresindeki üretim-ticaret ağı, yüksek değerli ve düşük hacimli ürünlerin ihracatında İstanbul’un doğal merkez olma özelliğini koruyor. Sektör açısından bundan sonraki soru, eylül performansının adet ve pazar çeşitliliğiyle desteklenip desteklenmeyeceği. Yüksek altın fiyatı ihracatın dolar değerini yukarı taşıyabilirken aynı anda gramaj ve adet talebini sınırlayabiliyor. Bu nedenle yalnız toplam dolar tutarı değil, ürün kompozisyonu ve sipariş sürekliliği de takip edilmeli. Ekim-kasım verileri kalıcılık testi olacakEkim artışı güçlü bir manşet üretiyor ancak sektör için gerçek test yılın son çeyreğinde gelecek. ABD ve Avrupa’daki Noel dönemi stoklaması, Körfez pazarlarındaki sipariş temposu ve altın fiyatının seyri, mücevher ihracatının yıl sonuna kadar aynı ivmeyi taşıyıp taşıyamayacağını belirleyecek. Ekim ve kasım verileri, eylüldeki sıçramanın geçici bir değer etkisi mi yoksa sipariş kanallarında gerçek bir toparlanma mı olduğunu daha net gösterecek. Değer artışı ile gerçek sipariş hacmi birbirinden ayrılmalıMücevher ihracatında dolar bazlı artışın üretim hacmiyle aynı anlama gelmediği özellikle bu dönemde önemli. Altının uluslararası fiyatı yükseldiğinde aynı gramajdaki bir ürünün ihracat değeri de yükselebiliyor. Bu nedenle sektörün eylül başarısını yalnız toplam tutarla okumak yerine, sonraki TİM ve birlik verilerinde ürün grubu, ana pazar ve mümkünse miktar göstergeleriyle birlikte değerlendirmek gerekiyor. Böyle bir ayrım, üreticinin kapasite planlamasıyla finansal cironun birbirine karıştırılmasını önler. Ekim verisi ayrıca ihracatçı açısından pazar kompozisyonu sorusunu yeniden açıyor. Yılın ilk bölümünde Bakanlık açıklamalarında BAE ve Irak tarafındaki kayıplar öne çıkmıştı. Son çeyrekte aynı pazarlarda toparlanma görülürse artışın daha geniş tabana yayıldığı söylenebilir; aksi durumda tek ayda yüksek değerli sevkiyatların toplam sonucu büyütme ihtimali göz ardı edilmemeli.