Chow Tai Fook’ta Çin satışları geriledi, Hong Kong ayrıştı
Erdal OĞUZ | KuyumcumİSTANBUL / TÜRKİYE Hong Kong merkezli mücevher zinciri Chow Tai Fook’un temmuz-eylül döneminde grup gelirleri hafif gerilerken, Çin ana karasındaki zayıflık ile Hong Kong ve Makao’daki büyüme arasındaki fark belirginleşti.Rapaport’un 26 Ekim’de şirket yatırımcı açıklamasına dayanarak yayımladığı veriler, coğrafi pazar ve ürün fiyatlama modelini birbirinden ayırmadan mücevher satış performansı yorumlamanın ne kadar yanıltıcı olabileceğini gösteriyor. Grup toplamında sınırlı düşüş, bölgelerde farklı tabloChow Tai Fook’un 30 Eylül’de biten üç aylık dönemdeki grup geliri yıllık yüzde 0,5 azaldı. Şirketin açıklamasına göre toplam gelirde yüzde 83 payı bulunan Çin ana karasındaki satışlar yüzde 5 gerilerken, Hong Kong ve Makao’da yüzde 33 büyüme kaydedildi. Bölgelerin ağırlığı eşit olmadığı için güçlü ada pazarı artışı, tüm grubun sonucunu artıya çevirmedi.Şirketin aynı mağaza satış verilerinde sabit fiyatlı mücevherler Hong Kong ve Makao’da yüzde 13, Çin ana karasında yüzde 11 iyileşme gösterdi. Ağırlığa dayalı altın ürünlerinde ise Hong Kong ve Makao’daki artış yüzde 44, Çin ana karasındaki artış yüzde 1,7 olarak açıklandı. Bu rakamlar farklı bazlardan hesaplandığından doğrudan aynı ürünün birim satış adedi değildir. Mağaza ağı küçülürken kârlılık beklentisi değiştiÇin ana karasında çeyrek boyunca net 240 mağaza kapanması sonrasında şirketin toplam mağaza sayısı 5.192’ye indi. Ağın küçülmesi ile mevcut mağazaların verimliliğinin aynı şey olmadığı önemli: satış noktasının kapanması grup cirosunu etkilerken, kalan mağazalarda belirli ürünlerin performansı güçlenebilir.Chow Tai Fook, kasım sonunda yayımlamayı planladığı mali yılın ilk altı aylık kâr sonucuna ilişkin de ön bilgi verdi. Şirket, altın borç sözleşmelerinin gerçeğe uygun değer değişimi nedeniyle kârda yıllık yüzde 90–100 artış beklediğini belirtti. Bu beklenti, doğrudan mücevher satışlarının aynı oranda büyüdüğü biçiminde okunmamalıdır.Türk üreticinin izlemesi gereken ayrımÇin tüketicisinin bir kısmı altının ağırlık değerine odaklanırken bir kısmı tasarım ve marka değeri için sabit fiyatlı ürünü tercih ediyor. Şirketin sonuçları bu modellerin coğrafyaya göre farklı talep gördüğünü gösterse de rapor Türkiye’deki tüketicinin aynı davranışı sergilediğini kanıtlamaz.Çin’e veya Hong Kong üzerinden Asya pazarına mücevher satmayı değerlendiren Türk üretici için toplam pazar büyüklüğünden önce hedef kanalın fiyatlandırma modeli, işçilikten elde edilen gelir ve ürün gramajı önem taşır. Çeyreklik şirket verisini bu bağlam olmadan sektör geneline yaymak doğru olmaz.Ürün karmasını değerlendirirken gelir artışının miktar artışından farklı olabileceği özellikle altın fiyatının yükseldiği dönemlerde önem kazanır. Ağırlığa göre satılan bir ürün grubunda ciro metal fiyatı etkisiyle yükselirken gram bazında müşteri talebi aynı ölçüde artmamış olabilir. Buna karşılık sabit fiyatlı ürünlerde marka ve tasarım etkisi daha görünürdür. Türk imalatçının sözleşmede yalnız satış tutarını değil, satılan gramajı, iade oranını ve ortalama sipariş boyutunu da isteyebilmesi daha güvenilir planlama sağlayabilir; bu tür verilerin kamuya açık olduğunu varsaymıyoruz.